İtalyan sinemasından çıkmış, savaş sonrası fakirlik ve sefaleti iyi gösteren hatta İtalya hükümeti, İtalya’yı kötü tanıttığından gösterimini yasaklamıştır. Rome şehrinde olaylar geçiyor ama şehrin öyle kuytu yerlerindedir ki Rome şehrinde olduğunu aklınıza bile getiremezsiniz. Birçok ödülü bulunmaktadır.

II. Dünya savaşı sonrası italyada iş arayan bir adamın çalınan bisikleti için arayışlarını gösteriyor genel anlamda. Uzun sıraların beklendiği iş bulma kurumunda afiş asma işi bulunur ama bisikleti olması gereklidir. Kendi bisikletine önceden el konulmuştur, belli bir paraya ihtiyacı vardır geri alabilmek için. Bu durumunu öğrenen eşi çeyizlik çarşaf veya yorganlarını satarak bisikleti geri alıyorlar. Dönüşte kadın bir falcının yanına uğramak istiyor. Nedeni ise falcı ona kocasının yakında iş bulacağını söylemiş, teşekkür etmek istiyormuş. Kapıya bisikleti bıraktıklarından beri çalıncak diye gerim gerim gerildim ama çalınmıyor. İlk iş gününe mutlu uyanıp oğlu ile hazırlanıp yola koyuluyorlar. Sıcak aile yapısı yürekleri ısıtıyor. Ama çalınma olayı çok geç olmuyor ne yazık ki, iyi kötü posterleri yapıştırırken bisikletini çaldırılıyor. Hırsızın yardımcıları olmasa bir şans yakalayabilirdi. Hırsızın yardımcıları yolunu kesiyor ya da başka yola gitmesini sağlıyor. Sonrasında polise gitse bile polis bulunmasının güç olduğunu söylüyor.

Sonrasında birkaç arkadaşı ile bisiklet pazarlarında uzun uzun bisikleti arıyorlar. Çalan adam büyük ihtimalle burada satmaya çalışacaktır. Kendi bisikletine benzer bir bisiklet bulurlar ama seri numaraları eşleşmemektedir. Çaresizlikle ve o umut arası duyguyu iyi yansıtıyor oyuncular. Sonra başka bir gün başka bir pazarda çocuğu ile araştırıken hırsız ile bir yaşlı adamın konuştuğunu görür. Hırsızın peşinden gider ama yine hırsız kaçar. Bu sefer yaşlı adamı takip eder ve kilisede ayin olurken sıkıştırmaya başlar ama bir bilgi çıkmaz, yaşlı adam da kaçar. İyice moralleri bozuktur, çocuğuna laflarına sinirlenip bir tokat geçirir. Yaptığına pişman olmaması uzun sürmez. Bunun üzerine oğluyla paraya kıyıp pizza yemek isterler, zaten en dipte hissederler biraz kendilerini mutlu etmek isterler. Hafif lüks gibi duran bir restoranda yemeklerini yerler, içkilerini içerler. Paraları yetişmeyecek de yine zorlanacaklar diye endişelendim ama sıkıntısız atlattılar. Dönüşte o falcıya bir uğramak aklından geçer adamın. Falcı bisikleti aramaya devam ederse şuan bile bulabilirsin ya da bulamayabilirsin diyor. Resmen biraz beleşe para alıyor. Tam kapıdan çıktığında ise hırsızı yürürken görür. Hırsız da onu tanır ama belli etmemek için kafasını öne eğerek yürümeye devam eder. Peşinde koşarlar, ilerde yakalar ama hırsızın yaşadığı bölgedir. Herkes hırsızın arkasındadır, hatta hasta kriz geçiriyor gibi haraketler yapar. Bisikleti polisle orada arasa bile bulamaz. Kanıtı olmadığından polis yapabilecek bir şey olmadığını söyler. İyice çaresiz kalır adamımız.

Yolda artık daha da kötü hisseden adamımızın o işe devam edebilmesi için hiçbir yolu kalmamıştır. Pes etmiş bir halde evin yolunu tutmaktadırlar. Bir tenha sokaktaki kapının önünde bir bisiklet görür. Bir gider bir gelir, bakar durur o bisiklete. Etik anlamda feci şekilde araftadır. En sonunda dayanamaz oğluna otobüs parası verip yollayıp bisikleti çalmaya kalkar. İşlek bir yoldan gittiğinden yakalanır tabii. Oğlunun gözü önünde hırpalanır insanlar tarafından. Karakola götürülürken bisikletin sahibi merhamet gösterir. Kötü hislerine pişmanlık eklenmiş ve gururu kırılmış bir halde yürümeye devam eder. Sinema açısından çok konuşulan bir yürüme sahnesidir bu kısım. Oğlunda da hayalkırıklığı ve üzüntü vardır. Duygunun ağır olduğu sahnelerdendir. Çocuk ve adam profesyonel oyuncu değillerdir bu arada ikisinin de ilk filmidir. Her nasılsa çok iyi performans göstermişlerdir.

Film genel anlamda abartı bir duygu taşımamaktadır. Hangi ekonomik seviyede olursanız olun empati kurma, adamı hissetmek kolaydır bence. Sonu mutlu bitseydi bu kadar sever miydim bilmiyorum. Yeşilçam havası olan daha eski film kısacası. Dram seviyorsanız büyük ihtimalle izlemişsinizdir.

One thought on “Ladri Di Biciclette (1948) Spoilerlı İnceleme

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s