Harakiri (1962) Spoilerlı İnceleme

Masaki Kobayashi’den cidden görüntü olarak da hikaye olarak da beğendiğim bu filmini yazmak istiyorum. Estetik görünümü, kompozisyonu ve keyifli bir hikayesi var. Bir savaş sonrası samurayların artık o kadar dikkate alınmadığından dolayı geçim sıkıntılarıyla başlayan etik anlamda kararsızlığımızla olaylara baktığımız yapım.

Tsugumo Hanshiro (Tatsuya Nakadai) adında bir samuray hanedanlığının yıkılmasından sonra fakirleşmiştir ve böyle bir hayatı samuraylık onuruna uygun görmediği için harakiri yapmaya karar verir. Bir klanın kapısının çalar ve “ronin” topraklarında yani oranın bahçesinde yapmak istediğini söyler. Klandakiler artık birçok samurayın bu yolla dolaylı yoldan para dilendiklerini anlatır ve yakın zamanlarda gelmiş başka bir samurayın acı bir hikayesini anlatırlar. O samuray harakiri için klan tarafından zorlanmıştır ve de ucuz bambu kılıçlarıyla yapmak zorunda kalmıştır. Bu anlatılana rağmen harakiri yapmaya kararlıdır Tsugumo. İşte bu harakirinin yapılacağı mekan hazırlanır, tören için o klandaki insanlar toplanır. Harakiri yapılırken en son işi bilen bir yardımcı kafayı kesmesi lazımdır. Tsugumo, o klandan birisinin ismini söyler ama o adam o gün hasta olduğundan gelmemiştir. Bu üzerine birini yollarlar eğer gelebiliyorsa yardım etsin diye. Onu beklerken Tsugumo zaman dolsun diye anılarını anlatmak ister. Anılarında kendisinden önce bambu ile harakiri yapmak zorunda kalmış samurayı tanıdığını hem arkadaşının oğlu olduğunu hem de damadı olduğunu anlatır. İşte savaştan sonra fakirleşmelerini, kızını, bebek torununu falan anlatır. En sonunda torunun iyice hasta olduğunu damadının para bulmaya gittiğini geldiğinde ise onların klanı tarafından harakiri yapılmış halde getirilmesini anlatır. Damadının ölümünden bir kaç gün sonra torunu ondan da bir kaç gün sonra kızı ölür. Hikayenin buradan sonrasında hasta adamın durumunun hiç iyi olmadığını ondan törende harakiri yardımcısı olamayacağını bildirmek için geri dönmüştür messenger. Bunun üzerine Tsugumo başka birisinin ismini söyler o da hasta çıkar sonra başka bir isim söyler o da hasta çıkar. Bu işte bir gariplik olduğunu anlayan klan lideri biraz şüphelenir ve adamın harakiriyi yapması için zorlamaya başlar. Bu zorlamalara karşı sakince karşı gelerek anlatacağı şeyin çok az bir kısmının kaldığını onu da anlattıktan sonra klan liderinin istediği kişiyi yardımcı olarak kabul edeceğini söyler. Hikayenin bu kısmında hasta olan bu adamlar aslında damadının ölümünün de büyük sorumluluğu olan kişilerdir. Ve Tsugumo hepsi ile ayrı ayrı ilgilenmiştir. Kimonosundan önce 2 tane saç topuzunu çıkarıp ortaya atar. Sonrasında merak etmeyin adamları öldürmedim ama aynı derece onurlarını kırıcak şekilde sadece saç topuzlarını kestim der. Hikayesinde onlarla nasıl kapıştığını falan anlatır ekranda da güzel sahnelerle bunları görürüz. Bu iki adamı biraz gafil avlamıştır ama son adamla düello yapmıştır. Bu düello kısmının çekildiği yer aşırı güzel bir konum ve etkileyici. Bu düelloyu da anlattıktan sonra onun da saç topuzunu ortaya atar. Aslında adamlar hasta olduklarından evde değillerdir hepsi utançlarından çıkamamaktadırlar. Tsugumo ise zaten oraya harakiri yapmaya gelmemiştir, klana bir ders vermek in oradadır. Bunun üzerine klan lideri askerlerini salar ve tek samuraya karşı olan büyük bir klanın muharebesini izleriz. Bu dövüş kısmı bana Kurosawa filmlerine kıyasla daha yavaş saldırıların olduğu izlenimi vermişti. Sonrasında bir yerde okuduğuma göre o sahnelerde gerçek bıçak ve kılıçlar kullanmışlar sanırım o yüzden biraz daha dikkatli vuruyorlar sağa sola. İşte biraz kapışmadan sonra en son bir yere sıkıştığında tüfekli askerler gelir ona ateş etmeye başlar. Ama ateş etmeden önce Tsugumo harakirisini yapmaya başlamıştı. Bundan sonra klan lideri bu utanç duyulacak olayı duyurmamak adına ölenleri ve yaralıları büyük bir hastalıktan dolayı olduğunu iletilmesini ister. Bundan önce saç topuzları kesilmiş 3 adamının da zorla harakiri yapmasını ister.

Böyle yazınca belki taraflı bir anlatım olmuş olabilir ama filmi izlerken klan tarafı da Tsugumo tarafı da haklı geliyor yaptıklarından dolayı. Bir tarafta biri samuraylığa yapılan bu saygısızlıktan dolayı bir tepki amaçlı bunları yapmıştır biri de klanların hayır işlemlerinin istismara uğraması üzere yaptığı bir mesajdır. Siyah beyaz bu filmin her karesi bir fotoğraf gibi bu etik değerleri yakalamıştır. Kamera açılarını çok doğru kullanmıştır yönetmen nerede nasıl bir duygu vermesi gerekiyorsa öyle bir konumdadır. Büyük önemli bir film olduğu aldığı ödüllerle de gösterilmiştir. Japon hükümeti tarafından bir sanatçıya verilebilecek en büyük ödül olan Yükselen Güneş Nişanının da sahibidir.