Martin Scorsese’nin kıskançlık, öfke ve şiddetinin yüksek olduğu bir boksörün hayatını anlattığı filmi. Boksör kariyerinde hırslı ve sinirli olduğu kadar özel hayatında da aynı şekildedir. Kardeşi ve özellikle eşine uyguladığı bu şiddet onu yavaş yavaş kariyerinden de özel hayatında da mahvetmeye başlıyor. Robert De Niro’nun usta oyunculuğu ile hayvan oğlu hayvan bir adamı izliyoruz film boyu. 1981’de De Niro bu oyunculuğu için Oscar almıştır. Film Jack LaMotta adındaki boksörün hayatını anlatıyor. Jack LaMotta filmi izledikten sonra eşine “Böyle biri miydim” gibisine soruyor. Eşi ise “Bundan bile daha kötüydün.” şeklinde cevap veriyor. Filmi izlerken zaten aşırı zirvede bir kıskançlık ve şiddet görüyoruz bundan daha yükseğini hayal etmesi cidden zor.

Karakterimiz o kadar kendisini kanıtlama peşindedir ki kardeşine kendisini yumruklatır, karısını çoğu yerde darlar, gereksiz hareketler içindedir. Bir şeye ulaşamadığında veya istediği gibi olmadığında zihninde gereksiz senaryolar kuruyor falan. Ellerin bakıp “Asla ağır siklet bir boksör olamayacağım çünkü ellerim küçük” diyor. Ama aslında ağır siklet olmakla alakası yoktur ellerin falan. Kadınla hafif ön sevişme tarzı durumdan sonra organına buzlu su döküp “Sinirleri yok etsin daha iyi konsantre olmalıyım boksa” gibi sahnelerle de ne kadar takıntılı olduğunu söyleyebiliriz.

Filmde hep kamera ringin içindedir ve Scorsese bunu izleyicinin de üçüncü bir boksör gibi orada olmasını istemesinden dolayı yapmıştır. Boks dahil sporların hiçbirinden hoşlanmayan Scorsese için duyguları iyi yansıttığı bir filmdir. Hatta boks sahnelerinin toplamı 10 dakika falan sürüyor film boyunca ona rağmen o havayı hissettirmiştir. Slow Motion çekimler filmi aşırı iyi sunan kısımlardır, bize bak burada önemli bir şey oluyor demenin en sıkmayan halindedir. Film siyah beyaz çekilmiştir bunun iki sebebi var biri 1950’lerdeki zamanı anlatıyor ve televizyonda o maçları izleyenler için görüntüler hep siyah beyazdı bir diğer neden ise Jake LaMotta geçmişe baktığında kendisinin siyah beyaz bir film izler gibi hissettiğini söylemesinden dolayı Scorsese kanlı sahneleri de böyle çekmesinin daha uygun olduğunu düşündüğünden böyle yapmıştır. Tek renkli kısımlar ise Jack’in Vickie ile evlendikten sonra güzel anılarını hızlıca gösterdiği kısımlardır.

One thought on “Bir Hayvanoğlu Hayvanın Biyografisi: Raging Bull (1980)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s