Enter the Void (2009) İnceleme

Gaspar Noé‘yu tanıyanlar zaten bu filmi çok iyi bilirler. Noé’nun kendi adlandırdığı şekliyle psychedelic melodrama tarzında bir filmdir. Gaspar Noé ile tanışmam 2018 yılında çıkmış olan Climax isimli filmiyle olmuştu. Yine o da aynı tarzda deneyim sunan çok güzel bir filmdi. Sinemaya yeni bir tarz ve görsellik getiren bir yönetmenimizdir. Kameranın asla sabit bir kalmadığı, kameranın adete uyuşturucu kullanmış gibi oradan oraya sallandığı, kuş bakışı çekimlerin bol olduğu filmlerdir. Renk paketi olarak da LSD isimli neon renkler ağırlıklı paketi kullanır. Bunların hepsi birleşip ilginç bir hikayeyle taçlanınca çok güzel filmler ortaya çıkmaktadır. Bazılarına asla hitap etmeyebilecek türden filmler olduğunun da notunu verelim.

Film Tokyo’da geçmektedir, genç Oscar uyuşturucu işleriyle uğraşmaktadır. Akşamın birinde DMT aldıktan sonra arkadaşının araması üzerine ona mal götürmeye çıkar. Gitmeden önce Alex denen arkadaşı gelir ve Tibet’in Ölüler Kitabı hakkında konuşmaya başlarlar. Ölümden ve ondan sonraki olan kısımdan, reankarnasyon gibi şeyler üzerine sohbet gerçekleştirirler. Bir kısımda da DMT’nin salgıladığı etkinin bir doğum bir de ölüm anında olduğunu, ölürken son kez trip yapıldığını not eder. Bu kısımlar ne kadar sıkıcı ve anlamsız gibi gözükse de filmin genel itibariyle temelini oluşturan cümlelerdir. Malı götürmeye gittiği The Void isimli barın tuvaletinde Oscar vurulur. Bu kısımdan sonrası ise o bahsettikleri Tibet’in Ölüler Kitabı ile benzer bir yapıya girilir. Ölünce salgılanan son DMT ile tripine çıkan Oscar’ın ruhani gezintisini izleriz.

Film birçok çekimi ve açısı ile çok farklı ve güzeldir. Aynada kendisine baktığı kısımlar olsun kuş bakışı gezintiler olsun hepsi görsel anlamda şölendir. Filmin tek negatif kısmı ise uzun olmasıdır. Climax mesela 1 saat 30 dakikalık süresiyle ideal bir deneyim sunuyordu ve sinemada çok güzel gitmişti. Bu kadar görüntü bir süre sonra başınızı döndüren, rahatsız eden bir hale geliyor. Sinemada izlemeyi isterdim açıkçası ama imkanınız varsa olabildiğince büyük ekranda izlenmesi gereken bir film.