David Fincher, imzasını attığı her filmde kendisini belli etse bile her birinin ayrı bir havası olduğunu söyleyebiliriz. Gone Girl, aslında Gillian Flynn’in aynı isimli romanından uyarlama original bir hikayesi olan bir filmdir. Kaybolan eşini arayan kocanın aslında evliliğinde iyi bir izleniminin olmadığı imajının yüklendiği daha sonrasında olayların daha farklı olduğunu gördüğümüz ve gerçekten bazı kısımları tahmin etmenin zor olduğu bir senaryosu vardır.

Zamanda geriye gitmeli öncelikle tanışmalarının ve evliliklerin güzel olduğu anları bol bol gösterir. Amy karakterinin o temiz yüzü ile birlikte onu sevmeye başlarız ve olayın gizemini merak ederiz. Daha sonrasında polisin bulduğu kanıtlar ve adamın kötü umursamaz tavırları sonucu Nick’ten şüphelenmeye başlarız. Ama daha da ilerlediğinde olay bir katman daha derinleşerek tüm bu olanların Amy’nin kurduğu bir intikam alma senaryosu olduğunu öğreniriz ve adım adım bu kısımları izleriz. Amy’e duyduğumuz ilk baştaki o sevgi artık bir nefrete dönüşmeye başlar. Kadının zeki ve psikopatlığına hayran duymaya da başlarız. Nick’in umursamaz ve dikkatsiz haliyle hala ona da bir olumsuz görüşümüz hakimdir ama ufak da olsa temize çıkmasını bekleriz. Film bu kısımdan sonrasında pek tahmin etmeyeceğimiz veya hazır olmadığımız bir sona doğru yöneliyor.

David Fincher, bu filmiyle çok güzel bir iş çıkardığı ortada. Kurgusunu, anlatımını ve karakter oluşumunu çok yumuşak geçişlerle bize aktardığı temposunun yine yerinde olduğu mükemmel bir filmidir.

Film için an acaba bunların hepsi bir hayal veya kadının kafası içindeki bir istek olabilir mi diye düşündüm. Filmin biraz başlarında kadının adama baktığı adamın ne düşünüyorsun diye sorduğu ve uzun uzun baktığı bir sahne vardı ve bu sahne en son kısımda da aynı şekilde bulunuyor tek farkı bakışın kısa sürüp kadının geri pozisyonuna dönmesi şeklinde ilerliyor. İşte bu baktığı anda kafasının içinde tüm bunlar mı geçti acaba diye düşünmedim değil. O sahnelerin bir bağları veya alt metni varmış gibi duruyordu ama internette pek bir bilgi bulamadım. Her şeyi açıklayıcı gösteren bir filmde böyle bir derin düşünceye girmek ayrı bir keyif vermişti diyebilirim.

Bahsettiğim Bakış

2 thoughts on “Gone Girl (2014) İnceleme

  1. Aynı zaman diliminde David Fincher’ı izlemeye başlamışız 🙂 Ben sadece politik filmler ile ilgili yazıyorum ve ilgim daha çok tarih ve uluslararası ilişkiler üzerine ama David Fincher’ı açıkçası çok beğendim.

    Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s