Marjane Satrapi’nin otobiyografik çizgi romanından uyarlanmış olan ve İran’ın değişen politikalar sonucu oluşturduğu ortamı da gösteren bir hayat hikayesidir. Film geçmişi bolca gösterdiği için genelde siyah beyaz tonda çizilmiştir ama o depresif karamsar havayı da en iyi böyle vermiştir. Masalsı bir film olmasına rağmen aşırı derecede herkesin bir şeyler bulabileceği ve empati duymayı kolaylaştıran gerçeklikte bir yapımdır.

Çocukluk yıllarından başlayıp İran’dan ayrılana kadarki zaman dilimi anlatan ve gösterdiği her detay ile gerçekleri gözümüze çok güzel seren bir animasyondur. İran’daki Şah’lık döneminin değişmesini herkesin istediği ama bu istek ve devrim sonucu ülkenin dönüştüğü kaos ortamını her anıyla güzel işlemiştir. Karakterin ağzından olanları görsek ve bunu aşırı mizahi tarzda yapsa bile o politik gerçekliği hep ensemizin dibinde hissediyoruz. Sosyal konulara değindiği gibi psikolojik anlamda karakterin de dünyasına açıldığımız anlamı bol ve hoş bir animasyon.

Bu senaryoyu ve fikri animasyon olarak ele almalarını çok beğendim çünkü böylece çeşitli insanlara ulaşabilen tarzda olayı gösterebilen bir konumda olmuş. İzlerken bu kişi ben de olabilirdim demeyi rahatça ele alan ve insanları daha rahat anlayabildiğiniz bir animasyon. Anlattığı olaylar ve detayları zaten çok güzel mesajlar barındırıyor. Her şeyi ile güzel kısaca.

One thought on “Persepolis (2007) İnceleme

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s