Yorgos Lanthimos‘un çektiği kısa bir film olan Nimic‘i konuştuktan sonra biraz daha yönetmenden filmler inceleyelim diyerek yazmaya başladığım ve çok hoşuma gitmiş olan The Favourite filmiyle başlamak istedim. Her ne kadar yönetmenin kendi yazarlığını yapmadığı ve tarihsel gerçek olayları içermesi ile yönetmenin tarzından uzak bir filmdir. Ama yönetmenin kullandığı çekim teknikleri ve mizahi anlatımı ile bunu pek de hissetmiyoruz. Hatta buram buram yönetmenin filmi olduğu çok belli ediyor kendisini.

Bir sarayın içerisinde geçen 3 kadının birbirleri arası iktidar yarışını konu almaktadır. Bu anlattığı olay tamamen gerçek olan ve 18. yüzyıl İngiltere’sinde Kraliçe Anne zamanlarıdır. Dönemi çok iyi yansıtan kıyafet ve dekorların varlığı es geçilemeyecek kadar güzeldir. Kadınların merkezde olduğu bir film olduğundan onların baskınlıkları fazladır ve çok güzel işlenmiştir. Erkeklerin filmde rolü azdır ve ağırlıkları düşük bir pozisyondadır ve mizahsen yönünün de çok olduğu kısımlardır aynı zamanda buralar. Bunun dışında Olivia Colman‘ın oyunculuğunu aşırı beğendiğim bir isim ve canlandırdığı karakterin hakkını güzel vermiştir. Sadece o da değil diğer Rachel Weisz ve Emma Stone da çok başarılıdır. Abigail (Emma Stone) saraya sonradan gelen ve gücü eline alabilmek adına çeşitli girişimlere giren bir karakterdir. Öncesinde bir lady olması ve şimdi bir hizmetçiliğe kadar düşmesi ile içten içe bir yükselme hırsı vardır. Saraya geldiği anda çamura düşerek giriş yapmasıyla bu etkiyi o sahnede de görebilmekteyiz. Sonrasında eline gücü almaya başladığında ise Lady Malborough’un (Rachel Weisz) ata ihtişamlı binişinin ardında yere çakılması da aynı etkiyi veren paralel sahnelerdir. Kraliçe Anne’in (Olive Colman) ise 18 çocuğunu kaybetmesi sonrası içinde hala bir çocuk gibi gezen tavırları psikolojik anlamda karakterin de içine girmemizi çok iyi yakalıyor. Kısacası filmdeki karakterin tarzları filmin dengesini belirleyen o farklı ve absürt tarzı da kolayca içine alabilen güçlü kısımlardır.

Filmin sonu ise tüm bu ilerleyen durumla tamamen bir tersliğin içine düşürüp iktidarların da gelip geçici olduğunu ve aslında bir döngüde varlığını göstermektedir. Bir taraf güçsüzleşirken diğer taraf güçlenir ama sonrasında onun da güçsüzleştiği bir gün gelecektir.

One thought on “The Favourite (2018) İnceleme

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s