Soul’dan sonra bir başka görsel anlamda aşırı derece doyuran bir animasyon ekranlarımıza geldi. Disney’in Güney Asya kültürlerinden ilham alarak yeni bir mitolojiye dönüştürdüğü hoş bir animasyondur Raya and the Last Dragon.

Bahsettiğim mitolojiyi Raya karakterinin ağzından ilk kısmını anlatılmaya başlar. Yıllar önce Druun adındaki sadece karada ilerleyen karanlık güçlerin insanları taşa çevirdiğini ve bunu durdurmak için büyülü güçleri olan ejderhaların tüm güçlerini tek bir taş içinde toplayıp Sisu adındaki ejderha sayesinden bu güçten kurtulduğunu anlatır. Karanlık güçler yok olmuş ve insanların huzura ermiştir ama ejderhalar hala taş olarak kalmıştır. Son ejderha olan Sisu ise kayıptır ama karanlık güçleri yok ettikleri parlayan taş insanların elindedir. İnsanlar ise bu taş uğuruna birbirlerine savaş açmış ve kıtayı 5 bölgeye bölücek şekilde ayrılmışlardır. Raya ise bu taşa sahip olan hanedanın kızıdır. Fakat babası eski zamanlardaki gibi tüm halkların birlikte olduğu bir dünyayı kurmak adına herkesi toplamayı düşünmüştür. Tüm halklar davetiyeye icabedip gelirler ama güven problemleri hala vardır. Raya ise bir hanedanın kendi yaşındaki kızı ile vakit geçirmeye başlar. Birçok ortak yönleri olduğundan normalde koruması gereken taşın yerin yerini ona güvenip gösterir. Tabii ki de bu büyük bir oyundur ve taşa sahip olmak için birçok askerde oraya gider. Bunun üzerine herkesin orada yaptığı hengamede taş kırılır. Bunun üzerine kötü ruhların yeniden dünyayı basması gerçekleşir. Raya’nın babası dahil birçok kişinin taşa dönüşmesi üzerine Raya hem babasını kurtarmak için eski Sisu’yu bulmaya çalışır hem de diğer taş parçalarını da toplamayı amaçlar. Animasyonun serüveni bu kısımdan sonra iyice hareketlenir ve daha güzel hale gelir.

Hikaye cidden her yaştan izleyecek insan için keyiflidir. Karakter gelişimi ve ilerleyiş aşama aşama ve merakı artıran haldedir. Her aşamada tanışılan insan ve karakterlerle hep bir yenilik ve hoş muhabbet getirir. Animasyondaki her karakteri ben çok sevdim ve herkesin de seveceği şekilde tasarlandığını düşünüyorum. Dolandırıcı bir bebek, gemisi olan kaptan bir çocuk, yalnız bir kuzeyli ve özellikle Sisu olmak üzere hepsini çok sevdim. Her birisinin ayrı bir enerjisi ve kendine çeken kısımları var.

Animasyonun konusu pek çok anime ve animasyonu hatırlatsa bile görsel tasarım ve işçiliği ile farkını çok güzel koyuyor. Soul izlerken övdüğümüz gibi olayın arka planında olan çizimler ve tasarımlar gibi bunda da özenli bir çalışma var. Şehir ve sokak tasarımları olsun doğal görüntüler olsun hem büyüleyici bir dünyaya götürürken hem de onu en gerçek şekilinde gösterebiliyor.

Her şeyin dışında yine aktardığı mesajını güzelce destekleyip önümüze koyabilen bir yapım. Disney’in bu mesajları verirken çocuklar için kan göstermeme politikasına rağmen aksiyonları cidden göz doyuran haldedir. Animasyonların temel hedefi çocuklar olmasına rağmen herkesin keyif alacağı ve memnun olacağı bir animasyondur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s