Yakın bir zaman önce Pickpocet filmini yazdığım Robert Bresson’dan yine yakın kalitede bir film olan Au Hasard Balthazar isimli dram filmi ile beraberiz. Yönetmenin tarzı ve imzasını yine bolca hissedebiliyoruz. Durgun sakin yüzlerine bürünmüş insanlar, etkileyici yakın el çekimleri başta olmak üzere görüntüleri derken yönetmen yine bize aynı tadı sunuyor. Hikaye anlamında Dostoyevski’nin Budala romanındaki bir parçadan etkilenildiğini düşünülüyor. O da bir eşşeğin etrafındaki insanlar ve ona ve başkalarına olan tavırları ile olan kısmıdır.

Filmin hikayesinin uzun uzun konuşmaya değer bir kısmı yok. Gerçekten bir eşşeğin hayatını ele alıyor ve buna herkesin ne kadar yükseleceğini veya ilgi duyacağını bilmiyorum. Hikaye anlamında beni de çok açan veya etkileyici kısımları oldu diyemem ama eşşeğin oyunculuğu cidden mükemmeldi. Şaka falan yapmıyorum. En başta dediğim gibi Robert Bresson’un filmlerinde durgun ciddi suratlı oyunculuklar var demiştik. Bunun sebebi de aynı sahneyi istediği formata gelene kadar çekmesinden dolayı oluyor ve yönetmen de böyle olmasını istiyor. Ee haliyle insanlardan duygu alamayınca en çok duygu ve oyunculuğun var olduğu bir tek eşşek kalıyor. Eşşek cidden her hareketi ve duruşu ile beni etkiledi. En son ölümüne yakın kaçıp yaylalara gittiğinde tepeden aşağıya doğru bir bakışı var. Cidden görülmeye değer güzel bir performanstı. Onun dışında eşşeğin var olduğu her sahne hoş ve güzeldi. Normalde eşşek de Robert Bresson’un aradığı durgunlukta duygusuz bir hayvan olmasına rağmen filmin parlayan yıldızı olmuş. Her nasıl olduysa şaşırdım ve beğendim.

Filmin hikayesi hakkında şunu net bir şekilde diyebiliriz ki yönetmen sizin bir eşşek olduğunuzu ima ediyor. Çünkü bizim de etrafımızda şiddettir, aşktır, kavgadır, gürültüdür olup bitiyor ama hiçbirimiz bu konuda doğru düzgün bir şey yapmıyoruz. Hepimiz birer eşşek gibi sadece izliyoruz ve hatta çoğumuz gerçekten anlamıyor. Belki de bizim de bu olanlar olurken çektiğimiz acılar oluyor. Yine yönetmen burada da eşşeğin işkencelerini sunuyor. Hikayenin ayrı ayrı belki pek bir şey anlatmıyor ama geneline bakıldığında bunu çıkarmamız mümkündür.

Kısacası Robert Bresson tarzında hoş bir sanat filmi. Anlattığı konu veya durum ilginizi çekerse izlenebilir. Siyah beyaz olarak çok net görüntülere sahip bir film.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s