Hiç hayatınızda bir yere kısılı kaldığınızı tek yaptığınızın tamamen bir takım birilerinin isteği ve keyfine bağlı olduğunu hissettiniz mi? Türkiye’de yaşıyorsanız bunların hepsini hala hissediyorsunuzdur ama konumuz şuan bu değil. Bu film de ister istemez bu havaları ve düşünceyi barındıran bir haldedir.

Böcekleri araştıran ve onlar hakkında bilgi toplayan bir adam çöle yaptığı gezisinde geri dönmek için binmesi gereken otobüsü hafif isteyerek kaçırır. Çölde olmak onu aşırı mutlu ve huzurlu etmiştir. Zamanın nasıl geçtiğini farketmemiştir bile. Ama geceyi geçirecek bir yere ihtiyacı olduğundan o bölgedeki köylülerden yardım ister. Köylüler de onu büyük bir çukur gibi yerde bulunan bir evdeki kadının yanına yerleştirirler. Kadınla adam sohbet eder ve ihtiyaçlarını görür. Bu sohbetlerinde bir iki kere sabah ayrılacağını bildirmesine rağmen kadın ne demek istediğini anlamaz. Öyle bir şeyin olmayacağını gülümser şekilde söyler. Adam ise kadının bu hallerine anlam veremez ama gideceğinden emindir. Sabah olup eşyalarını toplayıp yukarı çıkması için lazım olan merdivene baktığında orada olmadığını görür. Merdiven yukarıdan çekilmiştir. Kadın da tüm gece köylülere lazım olan kumu kazdığından yorgun bir şekilde uyumaktadır. Adam her ne kadar yukarıya elleriyle de çıkmaya çalışsa beceremez. Kayan kumlar onu gene aşağıya indirir. Kadını uyandırıp olanı anlatsa bile kadın yine böyle bir şey olmayacağını söyler. Adam orada kadınla sıkışıp kalır. Bu durum filmin başlarında kadının tavrı nedeniyle onun bir oyunu gibi gözükse de köylülerin onları esir alması olduğunu bir süre sonra anlıyoruz. Kadın bile orada kaç yıldır kaldığından artık kaçmanın veya oradan çıkmanın bir yolu olmadığını anlamıştır. Filmde adam her ne kadar orada yaşamaya başladıysa bile ilk eline geçen bir fırsatta yürüyerek yol almaya çalışır ama çöldeki kumların durumunu bilmediğinden çöken bir kumula saplanır. Köylüler onu bulup yeniden kadının evine koyarlar. Her ikisi de artık karı koca gibi yaşamlarını sürdürür. Kadının oradaki tek hayali bir radyoya sahip olmaktır. Tüm köylüler için yaptığı çalışmaları bir radyo satın alınmasını sağlamak için yapmaktadır. Adamın ama tek hayali artık oradan kurtulmak olmuştur. Hayattaki tek amacı zaman geçtikçe bu olmaya başlamış artık başka bir şey uğruna yaşamaz olmuştur. Filmin sonuna gelindiğinde bu seviye o kadar adamı sarmalamıştır ki kaçma şansı olsa bile kaçmamıştır. Yakın zaman önce bulduğu kumlardan su çıkarma tekniğini köylülere tanıtma isteği öncelikli oluşmuştur. Asıl amacı yerine yan bir amaç ekleyerek asıl amacın tamamlanıp bitmesinin önüne geçmek ister hale gelmiştir. Çünkü bundan önceki hayatı da sanıldığı kadar mutlu ve huzurlu bir şey olmadığını düşünmeye başlar. Orada bir düzen kurmuş ve bozmaya hiç niyeti yoktur. Dışarı çıktığında yapmak istediği veya ulaşmak istediği bir şey kalmamıştır. Görüşleri ve hayal gücü orada buluna buluna körelmiştir. Dediğim gibi tek amacı oradan kaçmak. Bu gerçekleştiğinde bir amacı kalmayacak.

Sıkışıp kalmayı ve bu sıkışıklıkta hayatlarımızı idame ettiğimiz bir hayatımızın olduğunu güzelce yansıtan bir filmdir. İnsanlığı ve onun amaçlarını sorgulatıyor ve biraz varoluşsal mesajları bulunuyor . Kavanozdaki kurbağa deneyi gibi bir film.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s