The Bad Batch Bölüm 3 & 4 İnceleme

Her bölüm 20 dakika olduğundan böyle biriktirerek izlemek daha doyurucu olabiliyor. Diğer türlü tam tadı yarıda kalmış gibi geliyor. Gerçi böyle bile hala Star Wars’a doymamış gibiyim. Hatırlarsanız ilk bölüm için çok çocuksu olmuş demiştim. Ama sonrasında ikinci bölüm ile bundan birazcık uzaklaşmışladı. Şuan 3 ve 4 ile tam Clone Wars tadında olduklarını açık bir şekilde söyleyebilirim. Hatta 3. bölümü dizinin tamamı ile karşılaştırınca daha karanlık bir bölüm olarak duruyor. Bunları göz önüne alınca diziye karşı kaybolmuş umudum hafiften yeşerir gibi oldu. Güzel keyifli bölümlerdi.

Şuan galakside düzgün bir hayat kurmaya çalışıyorlar ve bir yandan da hiç bilmedikleri babalık deneyimini kavramaya çalışıyorlar. Özellikle Wrecker ve Hunter bu yönü ile öne çıkıyor. Diğer ikili daha çok teknik işlerde yoğunlar. Bir yandan Omega’nın da becerilerini diğerlerine sunması ve kendini kanıtlaması da hoş. Bu baba kız temasıyla Mandalorian’a çok mu benzer acaba gibi düşüncelerimiz vardı ama bu konuda da bizi mutlu edecek şekilde yanıltıyorlar. Grogu daha çok özelliklerini saklamayı öğrenmiş hafif çekingen tatlı bir bebek iken Omega yaşının ve durumunun farkı sebebiyle daha çok kendisini ön plana atıyor. Bu farklı yanı seyretmesi güzel. Onun dışında bölüm 4’te Fennec Shand’ı görmemiz ile Mandalorian’da sevdiğimiz bounty hunterımızın ekibe zorluk çıkartması da hafiften bize ikilem sunuyor. Sadece kötü veya iyi diye tanımlamadan farklı motivasyonları olan karakterler görmek benim baya sevdiğim bir durum. Olaya ve dünyaya daha çok gerçekçilik katıyor. Her ne kadar yeni ve farklı dizi olsa bile Dave Filoni bize Clone Wars’u yeniden bahşediyor diyebiliriz. Devamı olduğunu ve yine saygısını koruduğunu her geçen bölüm daha iyi anlayabiliyorum. Böyle devam ederlerse daha da mutlu oluruz.