Fear and Loathing in Las Vegas (1998) İnceleme

Terry Gilliams ve filmlerinin sinematografi çok hoş ve eğlenceli oluyor. Özellikle düşsel ortamların yaratımı ve o ortamdaki saçmalıkları çok iyi verebiliyor. Ve bugün yazacağım film ile de bu rüyaları daha çok uyuşturucu sebebiyle ortaya koyuyor. Film bu yönleri çok güçlü ve uyuşturucu kullanırsanız böyle saçmalarsınız diyor ama bunun dışında esinlendiği kitap ve yılları yansıtması açısından çok yetersiz kalıyor.

Johnny Depp’in yine Karayip Korsanları filmindeki gibi hareketli ve garip tavırlı oyunculuğu bu filmdeki rolü ile de birebir uyuşuyor. Johnny Depp ve Benicio del Toro’nun bir dergi için yazı çıkarmak için Las Vegas’taki bir yarışa gitmelerini ve bu yol boyunca bol bol uyuşturucu tükettikleri bir film. Dediğim gibi Johnny Depp’in ilginç oyunculuğunun üzerine Terry Gilliams’ın rüya gibi sahneleri ile film bu uyuşturucu etkisini güzel yansıtıyor. Kullandığınızda başınıza ne kadar kötü şey gelebilirse onları çok iyi ortaya koyuyor. Ama filme dönüştürdüğü kitabın anlamını ve anlatmak istediğini çok iyi veremediğini duydum. Kitap daha çok o dönemin alt kültür insanlarının hayatlarına dokunan ve o zamanlardan oluşmaya başlamış belli insan korku ve nefretlerinin üzerine bolca dokunan bir anlatımı varmış. Fakat filmde bu korku ve nefret durumlarının ara ara ekrana yansıtsa bile hepsi o dönemin bir olgusu gibi değil de uyuşturucudan iyice kafayı yediklerinden saçmalıyorlarmış gibi geliyor. Bu kısımlara da dokunabilen bir yapım olsaydı cidden çok daha harika bir iş çıkabilirmiş.

Eğer uyuşturucu kafasını güzel bir sinamatografiyle izlerken bir yandan Johnny Depp sağda solda gariplik taslasın bana yeter diyorsanız bu konuda çok güzel bir film izleyeceksiniz. Ama iyi bir hikaye ve anlatım peşindeyseniz bu konuda hiç bir şey yapamayan bir filmdir.