The Bad Batch: Bölüm 5 & 6 İnceleme

Git gide bu dizinin havasını ve kendi tarzını beğenmem iyice artıyor. Mandalorian’a benzer mi benzemez mi gibi tartışmaları çok yaptık. Ne kadar benzeyen yerleri de olsa benzemeyen yerleri de olsa bu dizi özel bir yer edindi. Bu yeni iki bölümde de karakterlerimiz biraz daha bounty hunter kimliğine daha çok bürünür olmaya başladılar. Sonuçta ordudan ayrıldılar ve kaçak askerler. Hem bir yandan yakalanmamaya çalışırken bir yandan da geçimlerini sürdürmeye çalışıyorlar. Tüm bunlar dizide çok doğal ve mantıklı veriliyor. Onun dışında Omega’yı eğitmek, ona yeni şeyler öğretmek ve onun zeka ve becerilerini de izlemek aşırı eğlenceli. Omega 5. bölümde bir tane ışın yayı diyebileceğimiz bir silaha sahip oldu ve 6. bölüm ile onunla yeteneklerini artırmaya başladığını gördük. Her ne kadar doğuştan bir asker olmasa bile zamanla o kadar askerin içerisinde onlar gibi olmaya başlayacaktır. Tüm bunları izlemek ve tecrübe etmek baya hoş geliyor. Eğer bir gün gelecekte geçen bir Star Wars dizisi veya animasyonu yaparlarsa Omega’yı yine bol bol göreceğizdir. Bu tarz yerlerde kendisini eğitip ilerde ne amaç uğruna olursa olsun çalıştığını bölümler veya diziler gelir. Tabii bu bir 5 yıl sonrasında olacak yapımlarda geçerli olur sanırım. Disney hepimizin bildiği gibi elinde bulundurduğu stüdyo ve yapımları iyice inek gibi sağıyor ve sağmaya da devam edecek. Mandalorian ve Bad Batch kalitesinde şeyler olduğu sürece bundan bir sıkıntımızın olacağını sanmıyorum.

Omega in a scene from “STAR WARS: THE BAD BATCH”, exclusively on Disney+. © 2021 Lucasfilm Ltd. & ™. All Rights Reserved.

Bu iki bölümde de çok ana hikaye gidilen bölümler değildi ama bence baya güzel bölümlerdi. Cid tarafından onlara verilen bir takım görevleri yerine getirdiler. Clone Wars’tan tanıdığımız Martinez kız kardeşleri gördük. Her ne kadar nostalji gibi gelse de ben bu karakterleri hiç sevmiyorum. Zaten en sonunda bizimkiler hakkında bilgileri görmediğimiz birine sattılar. Kötü biri olduğu tahmin edilse de kötü biri çıkmama olasılığı var. Belki de Ashoka veya Rex gibi biridir ve onlar da bu tarz clone’ların emirlere itaat etmekten kaçtıklarını öğrenmişlerdir. Bu ekibi de kendilerine katmak istiyor olabilirler. Benim aklıma hemen bu tarz bir plot ile bizi şaşırtabilecekleri geldi. Abla Martinez’in ne kadar bencil ve dolandırıcı huylu biri olduğunu bildiğimiz için bizi oradan vurmaya çalıştılar gibi geliyor. Yoksa kardeş Martinez bunu engellemeye çalışırdı. Her iki olasılıkta beni şaşırtmayacaktır onun için bekleyip görücez.

The Bad Batch Bölüm 3 & 4 İnceleme

Her bölüm 20 dakika olduğundan böyle biriktirerek izlemek daha doyurucu olabiliyor. Diğer türlü tam tadı yarıda kalmış gibi geliyor. Gerçi böyle bile hala Star Wars’a doymamış gibiyim. Hatırlarsanız ilk bölüm için çok çocuksu olmuş demiştim. Ama sonrasında ikinci bölüm ile bundan birazcık uzaklaşmışladı. Şuan 3 ve 4 ile tam Clone Wars tadında olduklarını açık bir şekilde söyleyebilirim. Hatta 3. bölümü dizinin tamamı ile karşılaştırınca daha karanlık bir bölüm olarak duruyor. Bunları göz önüne alınca diziye karşı kaybolmuş umudum hafiften yeşerir gibi oldu. Güzel keyifli bölümlerdi.

Şuan galakside düzgün bir hayat kurmaya çalışıyorlar ve bir yandan da hiç bilmedikleri babalık deneyimini kavramaya çalışıyorlar. Özellikle Wrecker ve Hunter bu yönü ile öne çıkıyor. Diğer ikili daha çok teknik işlerde yoğunlar. Bir yandan Omega’nın da becerilerini diğerlerine sunması ve kendini kanıtlaması da hoş. Bu baba kız temasıyla Mandalorian’a çok mu benzer acaba gibi düşüncelerimiz vardı ama bu konuda da bizi mutlu edecek şekilde yanıltıyorlar. Grogu daha çok özelliklerini saklamayı öğrenmiş hafif çekingen tatlı bir bebek iken Omega yaşının ve durumunun farkı sebebiyle daha çok kendisini ön plana atıyor. Bu farklı yanı seyretmesi güzel. Onun dışında bölüm 4’te Fennec Shand’ı görmemiz ile Mandalorian’da sevdiğimiz bounty hunterımızın ekibe zorluk çıkartması da hafiften bize ikilem sunuyor. Sadece kötü veya iyi diye tanımlamadan farklı motivasyonları olan karakterler görmek benim baya sevdiğim bir durum. Olaya ve dünyaya daha çok gerçekçilik katıyor. Her ne kadar yeni ve farklı dizi olsa bile Dave Filoni bize Clone Wars’u yeniden bahşediyor diyebiliriz. Devamı olduğunu ve yine saygısını koruduğunu her geçen bölüm daha iyi anlayabiliyorum. Böyle devam ederlerse daha da mutlu oluruz.

Star Wars: The Bad Batch (2021) İlk Bölüm İnceleme

Öncelikle may the 4th be with you herkese ve yeni Star Wars dizisi The Bad Batch ile bugüne yakışır bir gün geçirmiş olduk. Mandalorian’dan itibaren Disney’in yapacağı Star Wars işlerine olan umudumuz bir tık artmıştı ama bundaki en büyük emek Dave Filoni ve Jon Favreau’daydı. The Bad Batch de bu ikilinin zamanında yaptığı çalışmaların devamı olduğundan umudumuz daha fazlaydı ve bugün bu dizinin ilk bölümünü izledik.

Öncelikle söylemeliyim ki beklentimi karşılamadı ama kötü bir şey de izlemedim. Clone Wars’un devamı niteliğinde olduğundan özellikle küçükken aldığım tatları yine aldım. Ve zaten bu dizi de baya küçükleri hedef alarak ortaya çıktığı her sahnesinde aşırı barizdi. Bunları dert etmiyorum tabii ki ama insan yaşlandığını hatırlayınca bir garip hissediyor. Ama çıkan iş tam hedef kitlesindeki seyircilere çok kolay hitap edecek şekilde ve güzel yazılmış. İlk bölümüne bakarak söylersek bu diziyi izleyerek büyümüş bir nesil ilerde kaliteli zaman geçirdiklerini düşünüp mutlu olucaktır bundan eminim. Çünkü benim eskiden Clone Wars’tan aldığım tadın aynısı var ve o ruh çok güzel saklanıp yeniden sunulmuş. Zaten Mandalorian’a aşık olmamızın en büyük nedeni Star Wars ruhunu korumasıydı ve bu dizi de aynı insanların elinde aynı amaca hizmet ediyor.

Çok uzatmadan hikayeye gelecek olursak çok merakla bekleyeceğim bir şeyler olmadı ama keyifli bir saat geçirdim. Order 66 ile başlayıp klonlarımızı tanıtıp duruma ve olaya girişini yaptı. Klonlarımızın savaş alanlarında yaptıkları ile dizi içerisinde ilk tanışmamızı gerçekleştirdik. Şimdiden izleyenle arasında sıkı bir bağ oluşturdu. Her saniye gerilimini sıkı sıkı tutarak ilerledi. Ama neden gerilim olduğunun oluşması şuanlık çok muhim bir önemi varmış gibi gelmedi. Yine de kötü değil ama motivasyon düşürücü diyebilirim.

Kesin olarak izlenmesi gereken bir dizi olup olmadığına emin değilim ama birkaç bölüm sonra tamamen kararlaşır görüşüm. Şuan geldikçe ve vaktim oldukça izlerim gibi duruyor. Keyifli vakit geçirdiğimden beğendim.