Early Summer (1951) Spoilersız İnceleme

Late Spring filmindeki gibi yine olay evlenmek üzerinedir. Ama serinin ilk filminde biraz daha nedenler ailenin içinde olduğu geleneksel sebeplerdendi. Bu filmde ise biraz daha öznel durumlar üzerine neden evlenmediğinden oluşuyor. Modernizmin getirdiği feminizm akımını da hissettiriyor. Daha bireysel bir duruş içindedir bu sefer Noriko. Bu filmde evlenmek istemeyen bir Noriko yerine ailesinin istemediği biriyle evlenmek isteyen bir Noriko vardır.

Noriko serisi her ne kadar aynı temel konular etrafında olsa bile ya da her üç filmde de Noriko adında bir karakter olsa bile devam film değillerdir. Daha çok Tokyo’daki üç farklı aileden farklı hikayeler sunmaktadır.

Film yine simgesel ve sözlü anlamda dolu detayı barındırmaktadır. Savaşı ve ondan sonraki dönemler için de yine bulundukları mekanlar veya nesneler üzerinden aktarmaktadır. Kafesteki kuşlar, kiliseler, kitaplar gibi detaylarda görmekteyiz bunları. Farkındaysanız bu filmleri anlatırken hikayeye pek girmiyorum bunun sebebi Yosujiro Ozu bize bir hikaye sunmaya çalışmamasından dolayıdır. Bize bir takım deneyimleri göstermektedir. Ve bu deneyimleri her zaman diz hizasından yukarıda olmayan kameralarla görmekteyiz. Bu aslında yeri geldiğinde çok zor bir açıdır, bazı duyguları veya durumlar hep bu açıdan yansıtmak imkansızdır. Ama hepsinden almamız gereken şeyleri alabilmekteyiz ve filmlerin her saniyesi bir tablo gibi durur.

Late Spring (1949) Spoilersız İnceleme

Yosujiro Ozu’nun önemli Noriko üçlemesiyle ilgili de bir şeyler yazmam lazımdı. Ve işte o meşhur ufak aile problemleri, nesiller arası farklıları işleyen filmlerinden Late Spring yazımız. Ozu diğer Japon yönetmenler arasında en çok savaş sonrası kültür değişimlerine ve jenerasyon kavgalarına değinen yönetmendir. Akira Kurosawa mesela daha batılı tarzda film yapan birisi kalır yanında. Ama bu ikisinin bir çatışmaya girmesi gerektiğini göstermez. İkisi de Japon sinemasında önemli isimlerdendir.

Film, çağdaş, modern ve sevgi dolu genç bir kız Noriko (Setsuko Hara) ve kibar bir profesör olan babasının (Chishû Ryû) yaşantısında geçiyor. Noriko 20 küsürlü yaşlarında zamanına göre evlilik yaşı gelmiştir ve çevresi bu konuda bir şeyler yapması gerektiğini söylemeye başlar. Kız ise evlenmek istememektedir ve evlenirse babasına kimin bakacağını bilmemektedir. Babası da kızının zamanının boşa gitmemesi için kendisinden daha genç biriyle evleneceğinin yalanını söyler. Böylelikle kendisini düşünmeyi bırakmasını ve eş adayına sevgisini odaklamasını ister. Noriko’nun şüpheleri vardır ama hala, bunun olmasını istememektedir çünkü hayatı şuan mutludur başka bir şeye ihtiyaç duymamaktadır. Evlenirse asıl işlerin değişeceğini düşünmektedir. Her iki tarafında haklı olduğu sessiz bir savaş içerisinde döner film.

Ozu ne kadar sade bir sinematik içinde çekse bile filmlerini hep bir ağırlığı üzerimizde hissettirir. Genelde yerde oturma seviyesindeki çekimleri ve farklı mekanların aldığı açıları ile görsel anlamdaki bu Japon duruşuna simgesel anlamdaki zıtlıkları katarak hikayeyi doldurmaktadır. Filmde Coca-Cola logosu, beyzbol oynayan yeni nesil çocuklar görünmektedir. Bunlar reklamdan ziyade savaş sonrası Amerikan kültürüne veya batılılaşmaya kayan Japon kültürünü göstermek istemesindendir. Ozu her ne kadar zamanında bile geleneksel sıkıcı filmler yaptığı söylense bile çizgisini bozmayan başarılı bir isimdir.